Şiir Hayatım - Cahit Sıtkı Tarancı


  ANLAMAK

Yaşım ilerledikçe daha çok anlıyorum
Ne büyük nimet olduğunu ah ey güzel gün
Boş yere üzülmekte mana yok anlıyorum
Kadrini bilmek lazım artık her açan gülün
Şükretmek türküsüne daldaki her bülbülün
Yanmak da olsa artık aşk ile yaşıyorum. 



  AŞK MASALI
 
Nerde ne zaman bu hava çalınsa 
Hoş geldi geçmişteki güzel günler 
Nereye gidersen git günlük tasa 
Bırak biraz da şad olsun gönüller 
Beşiktaş'ta gün görmüş bir bahçede 
Nisan akşamlarının en tatlısı 
Sevdiceğim on dördünü sürmede 
Bende gönüllerin en kanatlısı 
Ben delikanlıyım o kız ve dilber 
Bahar kokan o yanıp tutuşan ben 
Şakadan derken dalmışız beraber 
Aşk bahçesine çıkılmaz içinden 
Ölüyorum senin için güzelim 
Nasıl gülüp sokuluyor sahi mi 
Saçlarını okşayan hangi elim 
Kollarımda o yarin kendisi mi 
Çöl olsa aşar dağ olsa yıkarım 
Bizi ayıran kalın duvarları 
Bu acı gerçeğe sonradan vardım 
Gök çoktan yeşildir,dal çoktan sarı 
Bir define var gitsem bulur muyum 
Öpüştüğümüz ağaçlar altında 
Sevmek devam eden en güzel huyum 
İnsan bir kere sever hayatında 
Ben değilim söz açan gelecekten 
Var mı yok mu alemde bir o akşam 
Hiçbir şey istemiyorum felekten 
Bir daha seninle beraber olsam 


AVUÇLARIMA SIĞMIYOR YILDIZLAR 
 
Öyle dalmışım ki bu akşamüstü,
Komşu arsadır gözümde gökyüzü.
Ben dünyadan bihaber bir çocuğum,
Kayıp zıpzıplarımı arıyorum.
Koşun çocuklar, koşun komşu kızlar,
Avuçlarıma sığmıyor yıldızlar. 


BEN AŞK ADAMIYIM 
 
Dolaştığım denizlerce düşünüyorum, 
Bineceğim son gemi değil midir 
Hayır sahibi omuzlarda giden tabut. 
Herkes gibi teselliye muhtaç olsaydım eğer, 
Derdim ki: "Elbet bir ağlayanım olur benim de; 
Ramazan geceleri Yasin okuyanım, 
Baharda kabrime menekşe getirenim de." 
 
Fakat bütün bunlar da olur, 
Yine tasa etmem, 
Yine kırılmam kimseye. 
Ben aşk adamıyım, 
Sevmeye geldim insanları, 
Gönlümle, elimle, kafamla sevmeye; 
Hesapsız, karşılıksız, 
Ayrılık gayrılık gözetmeden. 
Gün gelip gidersem şayet, 
Öyle severekten gideceğim ki, 
Karanlık kıyılardan bile olsa, 
Candan selamlarım, 
Civarımdan geçecek gemileri; 
Güneşli gemileri; 
Şarkılı gemileri; 
İçlerinde kendim varmışım gibi! 


 BİR UMUT
 
Yorgunsun,uzaklardan gelmişsin; 
Yitirmişsin neyin varsa birer birer. 
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut... 
Onlar da neredeyse gitti gider. 
Dost bildiğin insanların yüzleri 
Aynalar gibi kapkara. 
Suyu mu çekilmiş bulutların? 
Dönmüşsün kuruyan ırmaklara. 
Taşlara düşen saat gibi, 
Ne artı, ne eksi. 
Bir sağlık,bir sevinç,bir umut 
Hikaye hepsi.


BİZ NEREDEYİZ SEVGİLİM 
 
Gecesi benden, mehtabı senden 
Bir bahçesi var ki aşkımızın, 
Mevsimlerdir dolaşırız, bitmez. 
 
Kim demiş ki zamanla gül solar? 
Bülbül hiç yorulur mu türküden? 
Dilbersin işte, delikanlıyım. 
 
Ne hikmettir bu Yarab, ne güzel! 
Herhalde yeryüzünde değiliz; 
Sahiden biz nerdeyiz sevgilim? 


AŞKIMIZ 
 
Zulmü pek çok insafı az 
Hayata karşı aşkımız 
Ne etseler ki çatlamaz 
Bir sabır taşı aşkımız. 
Samanlık seyran dediğin 
Aşkımız aşk ile zengin 
Dünyada her güzelliğin 
Yol arkadaşı aşkımız. 
Alın yazım alın yazın 
Yıldızım oldu yıldızın 
Temeli sağlığımızın 
Her şeyin başı aşkımız 


DESEM Kİ 
 
Desem ki vakitlerden bir nisan akşamıdır 
Rüzgarların en ferahlatıcısı senden esiyor 
Sende seyrediyorum denizlerin en mavisini 
Ormanların en kuytusunu sende görmekteyim 
Senden kopardım çiçeklerin en solmazını 
Toprakların en bereketlisini sende sürdüm 
Sende tattım yemişlerin cümlesini 
Desem ki sen benim için, 
Hava kadar lazım, 
Ekmek kadar mübarek, 
Su gibi aziz bir şeysin; 
Nimettensin, nimettensin. 
Desem ki... 
İnan bana sevgilim inan 
Evimde şenliksin bahçemde bahar 
Ve soframda en eski şarap 
Bırak ben söyleyeyim güzelliğini, 
Rüzgarla nehirlerle, kuşlarla beraber. 
Günlerden sonra bir gün, 
Şayet sesimi fark edemezsen 
Rüzgarların nehirlerin kuşların sesinden, 
Bil ki ölmüşüm. 
Fakat yine üzülme müsterih ol 
Kabirde böceklere ezberletirim güzelliğini 
Ve neden sonra 
Tekrar duyduğun gün sesimi gök kubbede 
Hatırla ki mahşer günüdür 
Ortalığa düşmüşüm seni arıyorum.


GECE ŞARKISI 
 
Âlemde gündüz gönlüme işkencedir;
Bence bayram ufukta gün bitincedir.
Günün geçit vermez karlı dağlarını
Sanki sihirbaz bir el eritincedir.
Bütün gün beklediğim bahar ki gece,
Gökte yıldızların da ümidincedir.
Yollar, yollarda nihayet içime denk,
Sonsuzlaşarak başı boş gidincedir.
Ben ister güleyim, ister ağlayayım,
Sesimi yalnız kendim işitincedir.
Âlemde gündüz gönlüme işkencedir;
Bence bayram ufukta gün bitincedir. 


GÜN OLUR Kİ 
 
Gün olur ki ne gökyüzü para eder,
Ne deniz kenarı, ne bağlar bahçeler.
Gün olur ki ne kız ne rakı ne şiir,
Hiçbir sey insanı sarmaz, kandıramaz;
Her çeşmeden boş döner, elindeki tas.
Gün olur ki çıldırmak işten değildir. 


GİDİYORUM
 
Çölde bir yolcu gibi yalnızlığım içinde 
Kavrulup gidiyorum. 
Serseri bir rüzgar gibi hep ganimet peşinde 
Savrulup gidiyorum 
Serçe kadar pervasız, bir günden ötekine 
Atlayıp gidiyorum. 
Bütün kumaşlarını açtığım gibi yine 
Katlayıp gidiyorum. 
Bir kış güneşi gibi ben keyfimin esiri 
Görünüp gidiyorum. 
Ne belli yerim var, ne de sevdiğim biri 
Sürünüp gidiyorum.


HEPSİNDEN BETER 
 
Kimi insan derbeder 
Ömrünü heba edip gider. 
Kimisi maişet derdine düşmüş 
Rahattan bihaber. 
Olmayacak işler peşinde 
Kimisi taban teper. 
Kimisi dul, kimisi öksüzdür 
Alınyazısı kahreder. 
Aklından zoru var kiminin 
Merhamet ister. 
Ben sevda çekerim 
Hepsinden beter. 


İLK AŞK 
 
Felek ne kadar kahretse kalbimize, 
Zaman zaman hatırladığımız olur 
Hangi dilber ilk aşkı tattırdı bize! 
Bir hatırayla yaşadığımız olur. 
Ah o yaz gecesi, o mehtab, o havuz! 
Balkonundan gül atan cömert sevgili! 
Aşkınla deli divane olduğumuz 
Sarmaşığa tırmandığımızdan belli. 
Belki bugün bu yaşta tekrar olunmaz 
İlk aşk gecesinin masum yeminleri. 
Fakat nerde ilk öpüşün verdiği haz! 
Saadet bilmiyorum o hazdan gayri.


KORKTUĞUM ŞEY
 
Gün çekildi pencerelerden; 
Aynalar baştan başa tenha. 
Ses gelmez oldu bahçelerden; 
Gök kubbesi döndü siyaha. 
Sular kesildi çeşmelerden; 
Nerden dolacak bu tas nerden, 
Nergislerin açtığı yerden 
Ey kuş uçurtmıyan ejderha? 
Ne yardan geçilir, ne serden; 
Korkuyoruum bu gecelerden. 
Bel bağladığım tepelerden 
Gün doğmıyabilir bir daha.


SEN DE HER ŞEY GİBİ
 
Sen de her şey gibi,yakınımda iken, 
Sen de oluyorsun gözlerimde diken. 
Git,git benden uzak,uzak bir yere git; 
Ne olur,içimde her zaman bir ümit, 
Her uzak şey gibi öyle yalnız hayal, 
Yalnız rahiya,renk,şarkı halinde kal.


SEN YOKSUN Kİ.. 
 
Gün çingeneler gibi göçebeydi ufukta, 
Çimenler üzerinde yuvarlandığımız gün, 
Akarsulardı gittikçe kararan boşlukta; 
Sularda yüzünden yayılan tatlı bir hüzün.. 
 
Göğe sessizce yükselen ay on dördündeydi; 
Gece akasya dalında asılı gölgeydi, 
Bahtiyar başlarımız aynı penceredeydi! 
 
Hala o penceredeyim, lakin sular ölgün; 
Sen yoksun ki, vefasız, sularda ay görünsün... 


ŞAŞIRDIM KALDIM 
 
Şaşırdım kaldım nasıl atsam adım; 
Gün kasvet gece kasvet. 
Bulutlar, sisler içinde bunaldım; 
Gök mavisine hasret. 
Olmuyor seni düşünmemek Tanrım, 
Ummamak senden medet. 
Suyun dibine vardı ayaklarım; 
Suyun dibinde zulmet. 
Kalmadı ümidin soluk ve cılız 
Işığında bereket. 
Ve ölüm, kapımda kişner, sabırsız 
Bir at oldu nihayet, 


YALNIZLIĞA DAİR 
 
Can yoldaşın olmazsa olmasın 
Yalnızım diye hayıflanmayasın, 
Eğilmiş üstüne gökyüzü masmavi 
Bir anne şefkatine müsavi. 
Üç adım ötede deniz 
Dosttur, ne öfkesi ne durgunluğu sebepsiz. 
Bir derdin varsa açabilirsin ağaçlara 
Ağaç yaprak verir, sır vermez rüzgara 
Ve kış yaz, 
Dalda kuş eksik olmaz 
Dağ başında duman 
Yalnızlık nedir göreceksin 
öldüğün zaman. 



 
 
Bugün 15777 ziyaretçikişi burdaydı!

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol